Anasayfan Yap    Favorilerine Ekle    E-Posta    Tavsiye Et    İletişim 
Bugün : 21 Kasım 2008   
 
 
Güzelliğin Sırrı
 

Anasayfa

Forum

Haberler

Yazılar

Ziyaretçi Defteri

Üyeler

Oyunlar

Yemek Tarifleri

Şifalı Bitkiler
 

Menü
GüzelliğinSırrı
    Cildimizi Tanıyalım
    Cilt Bakımı
    Kış Aylarında Cilt Bakımı
    Siyah Noktalar
    El ve Ayak Bakımı
    Saç Bakımı
    Selülit
    Göğüs Bakımı
    Makyaj
    Doğal Maskeler

Sağlık
    Adet Dönemi
    Genital Bölge Temizliği
    Gebelikte Beslenme
    Sağlıklı Cinsellik
    Depresyon
    Bitkisel Çaylar
    Sigaranın Zararları
    Şifalı Bitkiler
    Ağız ve Diş Sağlığı
    Kemik Erimesi
    Serviks Kanseri

Kıssadan Hisse
    Önemsiz
    Ada
    Dostluk İpi
    Çorbayı İçebilmek
    Ankaralı Simitçi
    Sevgiye Sadakat
    Öğrendim ki
    Bilgelik

Modüller
    Ziyaretçi Defteri
    Bağlantılar
    MP3
    Oyunlar
    Yemek Tarifleri
    Gıda Kalori Cetveli
Site sayacı
Bugün : 564
Dün : 1057
Toplam : 266908
Sayfa izlenimi aldık..

 

Merhaba,

Güzellik her kadının sahip olmak istediği birşeydir. Bu siteyi hazırlarken bir kadının güzelliği için gerekenleri bu sitede paylaşmak amacım. Sadece güzellik sırları değil tabiki; cinsellik,beslenme,sağlık, yemek tarifleri... Kısaca bir kadının dünyasında olan herşey bu sitede olmaya devam edecek.

Tek başıma değil tabiki. Hep beraber. Sitemi ziyaret edip de bu sitede olmak ve bilgilerini paylaşmak isteyen herkes yazabilir. Bu konuda bana ulaşabilirsiniz.

Forum sistemimizde site hakkında düşüncelerinizi iletebilir, şu da olsaydı iyi olurdu dediğiniz herşeyi paylaşabilirsiniz.

Cilt Bakımı , Siyah Noktalar , Saç Bakımı , Selülit , Makyaj , Maskeler,Doğal Maske yapımı , Gebelikte Beslenme , Şifalı Bitkiler , Yemek Tarifleri , Gıda Kalori Cetveli ve daha birçok şeyi sitemizden takip edebilirseniz.

Bize her konuda buraya tıklayarak yazabilirsiniz.

 

Güzelliğinsırrı.com


Son Dakika Haberler
Saç dökülmesi genetik
Saç dökülmesi genetik İki genetik farklılık saç dökülmesi riskini 7 kat artırıyor... PARİS - Bonn Üniversitesi’nden Axel Hillmer ve Londra’daki King’s College’dan Tim Spector, iki grup üzerinde araştırma yaptı. Bilim adamları, yüzde 80’i irsi o...
Saç dökülmesi genetik
Ağız Kokusundan Kurtulmanın Yolları
Kolay Doğum İçin Egzersiz
HERGÜN DÜZENLİ OLARAK EGZERSİZ YAPARAK DÜMDÜZ BİR KARINA SAHİP OLABİLİRSİNİZ...
ŞİŞMANLIĞI ÖNLEYEN 5 KURAL
DR.MEHMET ÖZ'ÜN ÖNERDİĞİ DİYET LİSTESİ
Yaza bomba gibi girin!
Daha sıkı kalçalar için..
Bakla baş ağrısına ve ishale iyi geliyor...
1 gram yağ 9.3 kalorilik enerji veriyor...

Kuru soğan mucizesi!

Kuru soğan mucizesi!

Sarımsak, pırasa ve soğan...Her üçünde de antibakteriyel (antibiyotik) ve ağrı kesici (analjezik) özelliği olan etkin maddeler bulunmaktadır.

Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu

Değerli okuyucu, kuru soğan üzerine olan ilk çalışmalarıma seksenli yılların ortalarında başlamıştım. Aynı zamanda sarımsak ve pırasayı da inceliyordum. Çünkü üçü de aynı familyadandır.Topraktan henüz çıkmaya başlamış, bu üç bitkinin taze filizlerini kopartıp tadına baktığınızda damak tatları birbirinin aynıdır. Onları birbirlerinden ayırt etmek zordur. Ancak, bir-iki haftadan itibaren morfolojileri, kimyaları ve tatları giderek belirgin şekilde farklılaşır.
Her üçünde de antibakteriyel (antibiyotik) ve ağrı kesici (analjezik) özelliği olan etkin maddeler bulunmaktadır. Yetişkin dönemlerine gelindiğinde doğal antibiyotik güç, sarımsakta en fazladır. Soğanda bu güç orta derecede bulunurken, pırasada bu ölçü en minimum  düzeyde kalır. Yetişkin soğanın ağrı kesici gücü ise maksimum düzeye çıkar. İleri tarihlerde sarımsak ve pırasanın içeriğinde saklı olan etkin özelliklerini ayrı başlıklar altında sizlere tanıtmaya çalışacağım. Çünkü, aynı aileye (familya) ait bu üç sebze yetişkin evrelerinde kür olarak uygulandıklarında birbirlerinden tamamen farklı hastalıklara karşı potansiyel bir güç oluşturabilmektedirler. Pırasa, böbrekte oluşan litogen yapıya karşı etkili olurken, sarımsak ise vücudun bazı bölgelerinde oluşan plaklara karşı etkin rol oynayabilmektedir. Bu kısa girişten sonra bugünkü, sebzemize tekrar geri dönelim.
Onu doğrarken gözyaşlarını tutmak ne mümkün...  Gözlerden yaş gelmesine sebep olan yapısında kükürt bulunan propanthial-S-oksit  maddesidir. Eğer soğanı doğrarken gözyaşı dökmek istemiyorsanız, ağzınıza bir lokma ekmek alıp çiğneyerek doğrayınız.

KADINLAR İÇİN

Zaman zaman geçmişte araştırdığım bir bitkiye tekrar tekrar geri döner, yeni elde ettiğim deneyimlerimin ışığında onu tekrar araştırmaya başlarım. Kuru soğanın rahim ve yumurtalıklar üzerinde nedenli etkili olabildiğini fark ettim. Onu, 2009’un bitkisi olarak tanıtmayı düşünüyordum ki, yaşlılığa bağlı eklem kireçlenmesini ortadan kaldırıcı bitkiyi keşfettim. Bu nedenle 2008’in son aylarında kuru soğanın bu potansiyel gücünü erken açıklamayı daha uygun buldum.

Kuru soğan, Polikistik Over Sendromu (PCOS) yaşayan kadınların imdadına yetişen mükemmel bir destekleyici ve yardımcı tedavi imkânı sunmaktadır. Erken menopoza giren kadınların da imdadına yetişebilmektedir. Küçük ve orta çaplı miyomu olan kadınlar da kuru soğan küründen istifade edebilirler.

Polikistik over şikâyeti olanlar, büyük bir olasılıkla kürü uygulamaya başladıktan bir-iki gün sonra beyaz-sarı renkte bolca akıntı yaşamaya başlayabilirler. Uzun zamandan beri âdet (regl) görmüyorlar ise, âdet görmeye başlayabilirler. Aynı şekilde menopoza yeni girmiş kadınlar da tekrar düzenli adet görmeye başlayabilir. Rahim duvarı incelmesi olan kadınların  rahim duvarlarının kalınlaşmasında da etkilidir. Kuru soğan sanki, kadınların rahim ve yumurtalıkları için yaratılmış bir sebze...
Endometrioma, rahimin içini döşeyen zar tabakasının  yumurtalıklarda bulunması ve her adet döneminde kanayarak kistik yapı oluşturmasına denir. Bu kistin içi, kahverengi kıvamlı sıvı ile doludur bu nedenle çikolata kisti de denir. Hastalar hekimlerine kısırlık, sancılı veya ağrılı adet görme, ilişki esnasında ağrı görme  şikâyeti ile başvururlar. Başlangıç evresinde olan endometrioma tedavisinde de oldukça güçlü bir yardımcı tedavi imkânı sunar.

ERKEKLER İÇİN
 Yıllar önce kuru soğanı araştırırken prostatite (prostat içi iltihaplanma) bağlı ağrı çeken erkeklerin imdadına yetişebileceğini bulmuştum. Prostatite bağlı ağrı çeken bazı hastalar için uygun bir ağrı kesici bulmak da çok zordur. Bilinen hiçbir ağrı kesici onlara derman olmaz. Almanya’da “Medizin Forum-Prostatitis” sitesine yazı yazan bir prostatit hastası, prostatite bağlı sürekli ağrı çektiğini ve bu durumun kendisini intiharın eşiğine getirdiğini yazmıştı. Bu hastaya soğan kürünü uygulamasını önermiştim. Aradan birkaç gün geçtikten sonra nasıl teşekkür ettiğini hâlâ unutamam.

GÜNÜN KÜRÜ -1
‘Polykistik over’e, erken menopoza ve miyomlara karşı
İki bardak klorsuz suyu (yaklaşık 250-300 ml) kaynatınız. Orta boy yemeklik kuru soğanın en dış açık kahverengi ince kabuğunu soyduktan sonra dörde veya altıya bölüp kaynamakta olan suyun içerisine atınız. Ağzı kapalı olarak beş dakika kaynattıktan sonra ocaktan indirip ılımaya bırakınız. Ilıyınca, süzülür ve ılık olarak bir su bardağı öğle yemeğinden on dakika önce içilir. Aynı şekilde akşam yemeğinden önce tekrar taze olarak hazırlanıp on dakika önce içilir. Bu küre onbeş gün devam edilir ve kür sonlandırılır. 
Dikkat:  Kırmızı veya mor soğan amaca uygun değildir. Uygulanacak olan soğan kürünün taze hazırlanması ve ılık olarak içilmesi şarttır. Soğuk olarak veya beklemiş haşlama suyu içilmemelidir.

GÜNÜN KÜRÜ -2
‘Prostatit’e bağlı şiddetli ağrılara karşı
Bir hafta boyunca her gün iki öğün, sabah ve akşam ikişer adet orta boy kuru soğan preslenip yarım dilim ekmekle beraber tüketilir. Presleme esnasında çıkan soğanın suyunu ziyan etmeyiniz ve de kesinlikle tuzlamayınız. Soğanı presleme imkânı bulamıyorsanız, ağızda uzun uzun çiğneyerek beraberinde yarım dilim ekmekle beraber tüketebilirsiniz. Katı meyve sıkacakları, soğan suyunu çıkarmak için de mükemmel bir çözümdür. Kuru soğanın suda veya ateşte pişirilmeden çiğ olarak tüketilmesi gerekir.

www.milliyet.com.tr

...

Cildiniz soğuktan çatlamasın!

Cildiniz soğuktan çatlamasın!

Cilt uzmanları cildimiz soğuktan mutlaka korumamızı öneriyorlar. Peki soğuktan kuruyan cildimize hangi önerilerde bulunuyorlar?

Cilt hastalıkları uzmanı Dr. Betül Şengör, cildini soğuk havalardan korumak isteyenlere önerilerde bulundu. Dr. Şengör, soğuk günlerde kuruyan ciltleri, daha sağlıklı ve daha güzel hale getirebilmek için başta turunçgillerle, palamut ve lüfer gibi yağlı balık tüketilmesi gerektiğini söyledi.

Dr. Betül Şengör, Muğla'nın Marmaris İlçesi'nde bir güzellik merkezinin düzenlediği paneli izleyen yaklaşık 50 kadına, kozmetik dünyasındaki yenilikleri anlattı. Sorular üzerine, yaklaşan kış mevsiminde insanların ciltlerini koruyabilmek, güzelleştirmek için neler yapmaları gerektiğini de anlatan Dr. Şengör, havaların soğumasıyla birlikte kurumaya başlayan cildin bakımının zor olduğunu, nemlendirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Kurumayla birlikte çatlaklar ve lekeler oluşan cildin nemlendirilmesi gerekir. Bunun için de ilk önerim işin uzmanlarına başvurulması olacaktır. Kliniklerde uygulanacak kimyasal soyma yöntemi, cildi nemlendirmede en etkili yönetimdir. Bunun yanı sıra yine uzmanlık merkezlerinde uygulanacak maskelerle ışık tedavileri aracılığıyla cildin dış etkenlere karşı savunması artırılabilir, hücre üretimi hızlandırılabilir.”

Dr. Şengör, maddi yetersizlikler nedeniyle evinde cilt bakımı yapmak zorunda kalanlara da eczanelerde satılan nemlendirici kremleri tercih etmelerini önererek, “(Bitki, her ilacın ana maddesi) dememek lazım. Çünkü, hangi bitkinin neye iyi geldiği konusunda bilimsel bir veri yok.  Bitkiyi cilde yararlı hale getireyim derken, tam tersine zarar görebilirsiniz. Yan etkileri oluşabilir” dedi.

CİLDİNİZ İÇİN BUNLARI YİYİN

Dr. Şengör, daha güzel ve daha sağlıklı bir cilt için soğuk havaların hüküm sürdüğü zamanlarda tüketilmesini önerdiği besinleri ve faydalarını da şöyle sıraladı:Turunçgiller (Portakal, greyfurt, limon, mandalina): İçerdikleri A ve C vitaminleri, kış güneşinin olumsuz etkilerini yokeder. Hücrelerinin yeniden yapılanmasına katkı sağlayarak cildin lekelenmesini engeller.

Koyu yeşil sebzeler: Salatalık, roka gibi koyu yeşil renkli sebzeler, ciltteki ter bezlerini çalıştırır, bol vitamin ve madeni madde vererek cildin taze ve pürüzsüz olmasını sağlar.Kekik ve nane: Kan dolaşımını canlandırdığı cildin sağlıklı bir görünüm kazanmasına katkı sağlar.

Bitki çayları (Ada çayı, kuşburnu ve yeşil çay): Bunlar da kan dolaşımın yanı sıra sindirim sisteminin düzenliçalışmasına yardım ederek cilde sağlık görünüm kazandırır. Yağlı balıklar: Özellikle lüfer ve palamutun içerdikleri omega 3 yağ asitleri cilt hücrelerini saran zarı güçlendirir, kırışıklıkları önleyen kusursuz dengeler oluşturmaya katkı sağlar.

www.milliyet.com.tr

...

En iyi ilaç: Seks

En iyi ilaç: Seks

Yağ yakıyor, yatıştırıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, ömür uzatıyor... Marifetlerin sahibi mucizevi bir ilaç değil, iyi bir seks.

Seks yapmak sadece iyi hissetmenizi sağlamıyor; aynı zamanda kalorileri yakıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve hatta kanser riskini bile azaltıyor. Seks sonrasında vücut ‘mutluluk hormonuda denilen endorfin salgılıyor. Fiziksel açıdan egzersiz yapmak veya yüzmekten çok da farklı olmayan cinsel ilişki, kendine saygı ve değerli hissetme gibi duyguları da ortaya çıkarıyor.

Sonuçlar, Teksas ve Wilkes Üniversitesi araştırmacılarının çalışmalarından. Biological Psychology, British Journal of Urilogy adlı yayınlarda yer alan çalışmalar da bu tezi destekliyor. Çalışmalara göre, iyi cinsel deneyim kişileri anksiyete ve depresyondan da uzaklaştırıyor. Orgazm sırasında üretilen oksitoksinin uyandırdığı olumlu psikolojik ve fiziksel etkiler arasında uykuya geçişte kolaylık da var.

Orgazm, doğal yatıştırıcı

Cinsel tıp uzmanı Dr. David Delvin “Pek çok insan seksi uykuyu kolaylaştırmak için kullanıyor. Uyarılma ve orgazm sırasında salgılanan oksitoksin doğal bir yatıştırıcı işlevine sahip” diyor.

Seksin kazandırdıklarından biri de stresle mücadeleyi kolaylaştırması. Uzman grupların çalışmaları, seks yapmış kişilerin toplum önünde konuşma, matematiksel hesaplar yapma gibi stres senaryolarına daha olumlu tepki verdiklerini gösteriyor. Haftada bir veya iki kez cinsel ilişkiye girmek bağışıklık sistemini güçlendirip soğuk algınlığı ve enfeksiyonlardan koruyor. Psikoseksüel terapist Paula Hall’a göre iyi hissetmek hastalıklarla savaşmaya yardımcı oluyor.

Kanser riskini de azaltıyor

Düzenli seks erkeklerde ileri yaşlarda prostat kanserini önlemekte de etkili. 20’li yaşlarında haftada en az beş kere cinsel ilişkiye giren erkeklerde ileride prostat ortaya çıkması riski üçte birdan az. Ayda birden az sıklıkta cinsel ilişkiye giren kadınlardaysa göğüs kanseri riski daha fazla.

Seks sırasında salgılanan endorfin doğal ağrı kesici olduğundan migren, sırt ağrısı, artrit ve adet sancılarında ağrıyı azaltıyor. Cinsel ilişki kalori yakmaya da yardımcı. Yarım saatlik bir seks performansı en az 85 kalori yakıyor. İyi bir cinsel hayatın getirdiği güçlü ilişkiler ömrün uzamasına yardımcı oluyor.

...

Öpüşmek ömrü 5 yıl uzatıyor

Öpüşmek ömrü 5 yıl uzatıyor

Stresi azaltır, ciğerlere iyi gelir, dişleri güçlendirir, kırışıklıklara karşı bire birdir. Bu bilgiler Uluslararası Öpüşme Günü nedeniyle açıklama yapan uzmanlardan...

Alman basınında 6 Temmuz Uluslararası Öpme Günü nedeniyle yer alan haberlerde, öpüşmenin insan sağlığına olumlu etkilerinin olduğu, ömrü 5 yıla kadar uzattığı belirtildi.
ABD’nin Los Angeles kentindeki Cinsel Davranış Kurumu uzmanları, bir insanın ömrü boyunca ortalama 100 bin öpücük (76 gün) dağıttığını, ateşli öpücüklerin mutluluk hormonu salgılarını artırdığını, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, yüzdeki 30 farklı kası aktifleştirerek cildin gerginleşmesi ve güzelleşmesini sağladığını belirttiler.
5 dakika öpüşmenin 50 kalori yaktığını vurgulayan doktorlar, öpme ve öpülmenin zayıflamaya da yardımcı olduğuna dikkat çekti.

Öpüşmenin 8 yararı

Uzmanlara göre öpüşmenin en önde gelen   8 yararı şöyle sıralanıyor:
1- Strese karşı iyidir. İnsulin ve adrenalin üretiminin artmasıyla, böbreküstü bezlerde adrenalinle birlikte stres hormonu kortisol azalır. Öpüşmeden sonra otomobil kullananlarda yapılan bir araştırma, sürücülerin daha az saldırgan tavır gösterdiğini gösterdi.
2- Kalp ritmini hızlandırarak, nabzı, normal bir idman temposu sayılan dakikada 110 vuruşa yükseltir.
3- Ciğerleri güçlendirir. Normalde dakikada 20 kez nefes alınırken öpüşme sırasında 60’a kadar çıkılır.
4- Yutkunmaya bire birdir. Öpüşmek yutkunma konusunda nefes tutmak gibi yöntemlerden daha etkilidir.


5- Kırışıkların düşmanıdır. 30 yüz kasını harekete geçirerek, cilde ve kırışıklıklara iyi gelir.
6- Zayıflatır: 2 dakika öpüşmeyle 15 kalori yakılır.
7- Aşı gibidir. Öpücük, bağışıklık sistemini uyarır ve antikor üretimini artırır. Öpüşmenin ruhu kanatlandırması da, bağışıklık sistemini güçlendiren ilave bir işlevdir.
8- Dişlere iyi gelir: Tükürük salgısı arttığından diş  minesi güçlenir. Ayrıca sık öpüşenler ağız sağlıklarına daha çok özen gösterir.

Kaynak:Milliyet

...

» Saç dökülmesi genetik
Saç dökülmesi genetik İki genetik farklılık saç dökülmesi riskini 7 kat artırıyor.../...Devamı »

[ Ekleyen  (admin) | 13.11.2008 17:11:08 | Puan: 0 ]
( Devamı » | Yorumlar (0) | Okunma : 5 | Bu haberi yazdır)

» Ağız Kokusundan Kurtulmanın Yolları
AĞIZ KOKUSUNDAN KURTULMANIN YOLLARI Zaman zaman nefesinizdeki köttü kokudan şikayet ediyorsanız, çözümünüz tam burda...1-Dişlerinizi ve d...Devamı »

[ Ekleyen  (admin) | 29.10.2008 19:45:11 | Puan: 0 ]
( Devamı » | Yorumlar (0) | Okunma : 14 | Bu haberi yazdır)

» Kolay Doğum İçin Egzersiz
KOLAY DOĞUM İÇİN EGZERSİZ Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Müdürü Prof .Dr. Erdal Zorba, egzersiz yapan kadınlar...Devamı »

[ Ekleyen  (admin) | 06.07.2008 15:14:34 | Puan: 0 ]
( Devamı » | Yorumlar (0) | Okunma : 17 | Bu haberi yazdır)

» HERGÜN DÜZENLİ OLARAK EGZERSİZ YAPARAK DÜMDÜZ BİR KARINA SAHİP OLABİLİRSİNİZ...
HERGÜN DÜZENLİ OLARAK EGZERSİZ YAPARAK DÜMDÜZ BİR KARINA SAHİP OLABİLİRSİNİZ... 1. Bacaklarınızı omuz hizasında açarak dik durun.İki elinize damb...Devamı »

[ Ekleyen  (admin) | 05.06.2008 09:52:16 | Puan: 0 ]
( Devamı » | Yorumlar (0) | Okunma : 19 | Bu haberi yazdır)

» ŞİŞMANLIĞI ÖNLEYEN 5 KURAL
ŞİŞMANLIĞI ÖNLEYEN 5 KURAL FONT fa...Devamı »

[ Ekleyen  (admin) | 09.05.2008 09:35:41 | Puan: 0 ]
( Devamı » | Yorumlar (0) | Okunma : 211 | Bu haberi yazdır)

[1] 2 3 4 5 6 Sonraki >>
Toplam haber : 45

Üyelik
Kullanıcı Adı :
 
Şifre :
 
Hatırla :
 
   

» Yeni Kayıt !
» Şifremi Unuttum !
Takvim
« Eki Kasım
Pz Sl Çs Cm Ct Pa
1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
Anket
Cildiniz için ne yapıyorsunuz?
Hiçbirşey Yapmıyorum. (43 %)
Evdekilerden maske yaparım. (26 %)
Kozmetik ürünleri kullanıyorum. (24 %)
Düzenli olarak cilt bakım uzmanına gidiyorum. (5 %)
106 - Katılım
( Sonuçlar )
2008 © Copyright GuzelliginSirri.com
Guzelliginsirri.com 2008 AspSitem tabanlıdır.
toplist
eXTReMe Tracker